KALP GÜNLÜĞÜ; YUMURTA DA TAŞIN ÜSTÜNE DÜŞSE TAŞ DA YUMURTANIN OLAN YUMURTAYA OLUR


           




                         

           Koca bir hikaye tek bir cümleyle saatlerce düşünerek, anlatarak, anlamaya çalışarak geçti. Yaseminler tüter mi hala? Sevgili Alev Alatlı’nın romanı. Kendisiyle tanıştığım ilk kitabı olduğu için gözümde yeri hep ayrı olacak. Biraz bahsetmek istiyorum. Olay Eleni isminde bir kızın yaşadıklarını anlatıyor. Sadece anlatmıyor yaşatıyor demeliyim. Eleni çocukluktan gençliğine, evlenme çağından bir yuva kurduktan sonra başına gelenlerle ve sonrasında yaşadıkları ile asla böyle bir sonu hak etmiyordu. Tabi hikaye bu ya bize ders değil ders silsilesi vermesi için başı da sonu da sarsıcı en önemlisi etkileyici. Biz zaten şöyle olmalıydı böyle olmalıydı deyip olması gerekenleri değil olanları konuşacağız.

             Konumuz oradan oraya sürüklenen sevgili Eleni’nin aslında hiçbir yere hiçbir kimliğe ait olamayışı. O kadar zor bir şey ki yazmak için kafamdakileri toplamak uzun zamanımı aldı. Hayatını anlamaya çalışarak geçirdiğimiz onca dersi süzgeçten geçirip oturtmak da bir o kadar zaman aldı. Sevili Eleni’nin baskı altında olması, sürekli başkaları tarafından yönetilmesi asla, kendi gibi olamaması; sonunda kendine yabancılaşan, kim olduğunu, ne olduğunu anlamlandıramadan hayatını noktalaması derin bir sızı bıraktı gerçekten kalbime. Bizler hayatı anlamaya çalışarak yaşamak isterken tüm hakları elinden alınıp rüzgar karşısında bir yaprak gibi oradan oraya sürüklenen Eleni için ne acı bir sondu yaşadıkları. Sevildiğini hissedip kendine yeni bir başlangıç yaptığında, evlatlarıyla kendine mutluluklar katıp huzurlu bir yuvada yaşarken iftira ve şüphenin kurbanı olarak kendini yine bambaşka bir yerde bulması da kalbime ayrı bir acı yerleştirdi.

               İkinci şansını tüm eksikliklere ve doldurulamayacak boşluklara rağmen inşa etmeye çalışırken; bahçesine ektiği çiçeklerle ilk kez kendi içinden geldiğini yapıyordu. Çiçekler filizlenip büyümeye başladığında yüreğinde de mutluluk filizleri yeşermeye başladı. Ama bir yerde içinde bir yerde bozulması, solması an meselesiydi bu mutlulukların. Çünkü ne zaman böyle ısınsa yüreği adeta bir kar fırtınası gelir alt üst olurdu her şey. Öyle de oldu. Ansızın gelen sonu yaşarken kim olduğuna hala karar veremedi. Eleni, Naciye. Kelimei şehadet getirirken bile İsa’yı kalbinde hissetti. Tüm hayatı böyle geçti işte. Asla ben buyum diyemedi. Demek bir yana hissedemedi bile.

               İşte yumurta (eleni) da taşın (gücün) üzerine düşse taş da yumurtanın kırılan her zaman yumurta olur.

 

 

                                                                                                      YAKAMOZ…

                   

Kalp Günlüğü; Kalbimdeki Serçe

        Küçücük bir serçenin kanat çırpışlarını hissettin mi hiç kalbinde? Hani o ilk heyecanın yüreğini sardığı çırpışlar. Döne   döne uçar...