Günbatımını
sever misin? O eşsiz renklerin bir araya gelip sergilediği muhteşem tabloyu
seyre dalmayı. Tefekküre düşmeyi, derin derin düşünmeyi sever misin? Peki ay
ışığını, yakamozu sever misin? Kapkaranlık geceyi aydınlatan, denizi kucaklayan
kocaman bir umuttur benim için.
Seneler önce,
ben artık yazmayı bir düzene sokup bir yerlerde paylaşmaya niyetlendiğim ilk
zamanlar bir blog açmaya karar vermiştim. İsmi üzerine çok düşündüm. Beni
anlatan ne olabilir diye düşünürken bir çok ismi de deneyip içselleştirmeye
çalışırken; bir türlü kalbimi harekete geçirecek o ismi bulamadım. Sonra bir
akşam annemlerde iken; sıkıldım artık ya bir isim için bu kadar vakit harcadım
diye yakınırken babam dedi ki; niye bu
kadar niye bu kadar zorlanıyorsun, yakamoz yap. O an kalbimde bir deniz feneri
aydınlandı ve tüm dikkatimi yakamoza çevirdi. Babaların denizi saran yakamoz
gibi kızlarını sardığı gerçeğini de bir kez daha hissettim.
Böylece ismim
netleşti. Demek ki bazı isimleri akıl değil kalp buluyormuş. Ve bazen bir
babanın ağzından öylesine çıkan bir cümle bir kızın hayatında yıllarca
taşıyacağı bir isme dönüşüyormuş. Bazı babalar bir isim değil bir hatıra
bırakıyormuş.
En küçük anın bile en değerli anılarımız olduğunu anladığımız zaman büyüdüğümüzü anlayıp gözlerimizin dolması gerçeği... Bunu bize hatırlattığın için teşekkürler..
YanıtlaSil